Ebeveyn Danışmanlığı

Anne babalar için çocuklarına dair verilen psikolojik danışmanlık, genellikle çocukların gelişim evrelerine, ihtiyaçlarına ve sorunlarına uygun şekilde özelleştirilir. Bu danışmanlık hizmeti, ebeveynlerin çocuklarıyla olan iletişimlerini geliştirmelerine, çocuklarının duygusal ihtiyaçlarını karşılamalarına, çocukların davranış sorunlarını çözmelerine, sınırları belirlemelerine ve uygulamalarına, çocukların okul ve eğitim sorunlarına yardımcı olmalarına ve aile dinamiklerini iyileştirmelerine yardımcı olmayı amaçlar.

Anne babalar için çocuklarına dair verilen psikolojik danışmanlık, çocuklarının ihtiyaçlarına uygun davranmanın yanı sıra, ebeveynlerin kendi psikolojik durumlarını da anlamalarına yardımcı olur. Ebeveynlerin kendilerini daha iyi hissetmeleri, duygusal streslerini azaltmaları ve daha iyi aile ilişkileri kurmaları, çocukların kendilerini daha güvende ve sevgi dolu bir ortamda hissetmelerine yardımcı olabilir.

Anne babalar için çocuklarına dair verilen psikolojik danışmanlık, ailelerin psikolojik refahını artırırken, çocukların sağlıklı gelişimine katkıda bulunur. Ebeveynlerin çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamaları ve onlara destek vermeleri, çocukların kendilerini daha iyi hissetmelerine ve daha sağlıklı bir aile ortamında büyümelerine yardımcı olabilir.

Sıkça sorulan sorular

Her yaş aralığına uygun terapi yöntemleri ya da planlanacak yollar mevcuttur. Bu süreç, destek alacak kişinin yaşadığı deneyimlere, gelişimsel dönemine ve yaşına göre terapist tarafından şekillendirilir. Örneğin; bebeklik döneminde, ağırlıklı olarak anne-baba ile çalışmak, okul öncesi ve ilk öğretim döneminde hem çocuk hem ebeveynlerle çalışmak, ergenlik döneminde ağırlıklı olarak ergen ile çalışıp ebeveynlerle ile destekleyici görüşmeler yapmak mümkün olabilir. Çocuk ve gençlerle psikoterapi sürecinde odak noktası sadece çocuk ve genç değil aile sisteminin bütünüdür.

Aile içindeki sorunlar, kardeş doğumu, boşanma, aile bireylerinden birinin ölümü, kazalar, bakıcı değişimi, ilk kez okula başlamak, okul ve şehir değişimi gibi kontrolün çocukların dışında geliştiği ve öngörülebilir olmayan değişiklikler ve travmatik deneyimler çocukları olumsuz yönde tahmin edilenden daha fazla etkileyebilir. Çocuğunuzun duygu durumunda ve davranışlarında olumsuz yönde bir değişiklik gözlemliyorsanız, ayrıca bu durumlar çocuğunuzun günlük rutinini ve düzenini de etkilemeye başladıysa bir uzmandan destek almanız uygun olacaktır.

Son yıllarda teknolojinin de ilerlemesi ile farklı bir ülke/şehirde yaşayan, kronik bir rahatsızlığı sebebiyle evden çıkamayan çocuklarla psikoterapi görüşmeleri internet üzerinden yapılmaktadır. Bilimsel çalışmalar ve klinik gözlemler çocuklarla yapılan online terapinin yüz yüze görüşmeler kadar etkili olduğunu göstermektedir. Çocuklarla online terapi yapılırken, ebeveynlerin iş birliği ile psikoterapistin görüşmelerde ihtiyaç duyduğu araç-gereçleri (kağıt, kalem, oyuncak vb.)  hazır etmesi, evde sakin ve güvende hissedebileceği tıpkı seans odasına eşdeğerinde bir ortamın çocuğa sunulması önemlidir. Çocuklarla yapılan online terapi görüşmelerinde, psikoterapist çocukla ayrı, ebeveynlerle ayrı ve ebeveynler ve çocuk ile birlikte görüşmeler yapabilmektedir.

Merkezimizde online terapi yapılmaktadır.

Telefon ile (0212) 233 01 10 ve (0553) 703 97 96 nolu telefonu arayarak, bilgi@molapsikoloji.com e-posta adresine email atarak ya da (0553) 703 97 96  nolu telefon numarasına ait WhatsApp uygulaması üzerinden randevu alabilirsiniz.

Daha öncesinde çocuğunuz için aldığınız tedavilere dair tedavi süreçlerini, psikolojik test raporlarını, önerilen ya da hali hazırda kullandığı ilaçlarının isimlerini, gittiğiniz kurum ve kişilerin bilgilerini paylaşacak şekilde hazır olmanızı rica ederiz.

Mümkünse ilk görüşmeye sadece anne-baba katılmalıdır. Daha sonrasında çocuğun görüldüğü bir seans organize edilir. Terapi sürecinde çocuk, genç ve aile ile ayrı ayrı mı yoksa birlikte mi görüşme yapılacağına terapist yön verecektir. Terapist, çocuk ve gençle ayrı bir şekilde çalışmaya devam etse bile sorunu çözme konusunda yardımcı olmak için ebeveynlerle de zaman zaman görüşme yapmayı planlayabilir, onlara bazı yeni yöntemler öğretebilir.

Terapi güven ve şeffaflık üzerine kuruludur. Bu yüzden çocuğunuzu “bir arkadaşıma uğrayacağız.”, “doktora gidiyoruz.” ya da “oyun alanına gidiyoruz.” gibi gerçeği yansıtmayan bilgilerle görüşmeye getirmemenizi tavsiye ederiz.

Vereceğiniz bilgi sınırlı olabilir ama gerçek dışı olmamalıdır. Bu sebeple daha ilk adımdan itibaren çocuğunuza gerçekçi olmayan, gizli saklı cevaplar vermek yerine ona, onun yaşına uygun ve gerçek bilgiler vermenizi öneririz. Şöyle bir yaklaşım çocuğunuza nereye gittiğinizi açıklamak için yardımcı olabilir: “Bazen yaşadığımız zorlukları tek başımıza çözmekte zorlanırız. Böyle zamanlarda yardımcı olması için başkalarına başvurabiliriz. Biz de bugün bir uzmana gidip biraz sohbet edeceğiz. Yaşadığımız zorluklar hakkında bize sorular sorabilir ya da bizim sorunlarımızı anlatmamızı isteyebilir. O, çocukları ve gençleri dinleyip onlara yardımcı oluyor. Bu yüzden onunla istediğin gibi konuşabilirsin.” ya da “Sen bize okulda dikkatinin dağıldığını/derslerini dinleyemediğini/arkadaşlarınla sorunlar yaşadığını/bizi çok özlediğini ve bu yüzden okulda duramadığını… söylüyorsun. Bu konuda biz ve öğretmenlerin sana yeterince yardımcı olamıyoruz. Bu yüzden çocuklara yardımcı olan bir uzmandan destek almak istiyoruz.” diyebilirsiniz.

Seans sıklığı psikoterapist ve danışan arasında ilk görüşme sonrasında belirlenebilir. Çocuk ve gençlerde terapi sıklığı, özellikle başlangıç döneminde, haftada en az bir kez olarak planlanır. Fakat daha yoğun terapi planlamasının gerekli olduğu durumlarda seans sayısı haftada iki olarak da düzenlenebilir. Planlanan terapi hedefleri ve seanstaki ilerleme doğrultusunda, seanslara iki haftada bir veya ayda bir olarak devam edilerek sonlandırma gerçekleştirilir.

Gençler için psikoloğa gitmenin birçok farklı nedeni olabilir. Bazıları şunları içerir:

Duygusal sorunlar: Gençler, kaygı, depresyon, stres, öfke ve üzüntü gibi duygusal sorunlarla karşılaşabilirler. Eğer bu duygular birkaç haftadan daha uzun sürüyorsa veya günlük yaşamlarını etkiliyorsa, bir psikologla konuşmak faydalı olabilir.

Davranış sorunları: Gençler, okulda veya evde davranış sorunları yaşayabilirler. Bu, arkadaşlarıyla ilişkilerinde, öğretmenleriyle olan ilişkilerinde veya aile üyeleriyle olan ilişkilerinde olabilir. Bu durumda, bir psikologla çalışmak, davranışları ve diğer etkileşimleri iyileştirebilir.

Akademik sorunlar: Gençler, okulda başarısızlık yaşayabilir veya derslerinde zorluklarla karşılaşabilirler. Bu, derslerdeki başarısızlık, disleksi, öğrenme güçlükleri veya sınavlarda stres gibi çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir. Bir psikolog, öğrencilere akademik sorunları aşmalarına yardımcı olabilir.

Aile sorunları: Gençler, ailelerinde ayrılık, kayıp veya diğer sorunlar nedeniyle zorluklar yaşayabilirler. Bir psikolog, aile üyeleri arasındaki iletişimi iyileştirebilir ve bu zor zamanlarda gençlerin destek almalarına yardımcı olabilir.

Kimlik sorunları: Gençler, kimliklerini keşfetme sürecinde olabilirler ve bu süreçte zorluklar yaşayabilirler. Cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, kültürel kimlik ve benzeri konular, gençlerin psikolojik sağlıkları üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir. Bu durumlarda, bir psikologla çalışmak, gençlerin kendilerini daha iyi anlamalarına ve kendileriyle barışık olmalarına yardımcı olabilir.

Gençlerin psikolojik sağlıklarını korumak için, belirtiler ortaya çıktığında hemen bir psikologla konuşmak önemlidir. Unutulmamalıdır ki, profesyonel bir yardım almak, gençlerin hayatlarını daha sağlıklı ve mutlu hale getirmelerine yardımcı olabilir.

Gençlerle yapılan çevrimiçi terapide, terapist ve danışan farklı yerlerden internet üzerinden terapi görüşmesine katılır. Terapi odasının dışında bir mekan olması sebebiyle dikkat edilecek bazı hususlar vardır:

Güvenli bir ortam oluşturulmalı: Terapi oturumları öncesinde, gençlerin özel ve rahat hissettikleri bir ortam yaratmak önemlidir. Bu, gürültüyü azaltmak, rahat bir oturma alanı sağlamak ve özel bir yerde oturmak gibi şeyleri içerebilir. Bazı gençler, seans sırasında ailelerinin evde bulunmamasını tercih edebilir.

İletişim kurmak için doğru araçlar seçilmeli: çevrimiçi terapi için terapistinizin görüşme öncesinde belirttiği farklı video konferans uygulamalarını kullandığınız cihazda kullanıma hazır olması önemlidir. İnternet bağlantınız düzgün ve kesintisiz çalıştığından emin olmalısınız.

Terapi hakkında önceden bilgi verilmeli: Terapi seanslarının ne kadar süreceğini, kaç tane seans yapılacağını ve ödeme konularını önceden belirleyin. Sınırların belirlenmesi, gençlerin ne bekleyeceklerini ve terapi sürecinin ne zaman sona ereceğini bilmesine yardımcı olur.

Ebeveynlerle iletişim kurulmalı: Gençlerle online terapi yaparken, ebeveynlerle de düzenli olarak iletişim kurulması faydalı olabilir. Terapi sürecinin nasıl ilerlediğini ve gençlerin durumunu takip etmek için ebeveynlerle düzenli görüşmeler yapın.

Bunun dışında, online görüşmeler diğer kural ve özellikler bakımından aynı mekanda gerçekleşen yüz yüze görüşmelere benzer.  18 yaşından küçük gençlerle yapılan online görüşmelerde ebeveynin onay ve rızası gerekir. Online terapi ile gençlerin normal gelişimleri takip edilebilirken, ailelerine danışmanlık da verilebilir. Gençlerde görülebilen ruhsal sorunların terapide çalışılması yüz yüze terapideki gibi ilerler. Pek çok terapi ekolünü online seanslarda kullanabilmek mümkündür. Seans süresi ve süreci yüz yüze seanslarla aynıdır. Böyle bir durumda koşullar uygunsa gence bu konuda destek olmak rahat hissetmesini sağlayacaktır.

Çocuklardan farklı olarak çoğu genç, psikoloğun ne olduğu konusunda daha fazla bilgi sahibidir. Yalnız bu bilgi, yanlış ya da olumsuz bir bilgi olabilmektedir. Bu da, zaten genellikle terapi konusunda daha dirençli olan gençlerin, terapi sürecine sıcak bakmamasına sebep olabilir. Bu noktada anne-babalar, çocuklarının günlük yaşamdaki zorlanmalarına işaret edip kendilerinin de bu konularda yaşadıkları sorunları dile getirebilirler. Ebeveynler terapinin hem kendileri hem de çocukları için alınacak olan bir destek olduğunu söyleyerek terapideki sorumluluğu da paylaşırlarsa, çocuklarının terapiye sıcak bakma ihtimali artabilir. “Fark ediyoruz ki uzun zamandır mutsuzsun…/Uzun zamandır bu sıkıntıları çözmeye çalışıyoruz…/Üzüldüğünün farkındayız ama maalesef sana yeterince yardımcı olamıyoruz. Bu nedenle bu konuda uzman birinden destek almak istiyoruz. Bu destek hem senin için hem de bizim için olacak. Anne-baba olarak bizim de senin daha mutlu olman/daha rahat olman… için yapmamız gerekenler/öğrenmemiz gerekenler olabilir. Belki bizim de bunları öğrenmeye ihtiyacımız vardır.”  şeklinde bir açıklama gencin, terapi sürecine daha ılımlı bakmasına yardımcı olacaktır.

Uzmanlarımız